Category Archives: gelecek

Geleceği Öngörmek – Teknoloji Yakınsaması

Geleceği öngörmek, giderek daha zorlaşıyor. Muazzam hız ve müthiş üretime karşın, yeni teknolojilerin maliyet evrimleri ve diğer teknolojilerle koşut gelişimleri bize sonraki büyük yeni şey hakkında önemli fikir verebilir.

1900 yılı paskalyasında, New York 5. Cadde’de çekilmiş soldaki fotoğrafta, kırmızı dairenin içindeki,  otomobil sürücüsü, onca at arabasının içinde “Sadece 13 yıl sonra, bu caddede bir tane bile at arabası görmeyeceksiniz!”, ..dememiştir. Kesinlikle dememiştir, ama gerçek ne yazık ki böyle olmuş.

Evet sadece 13 yıl içinde, üstelik petrol ve otomobil gibi 2 endüstriyi sıfırdan yaratarak, yol ağı altyapısını kurarak, bir işçi jenerasyonuna yepyeni yetkinlikler için eğiterek, üretim bandı gibi yeni endüstriyel süreçler icat ederek, araba kredisi ve kaskosu gibi yeni iş modelleri keşfederek ve 1. Dünya Savaşını yaşayarak caddede neredeyse hiç at arabası bırakmamış.

Aşağıdaki teknoloji benimsenme eğrilerine baktığımızda, belirgin bir S şeklinden giderek dikleşen bir italik I şekline doğru evrim olduğunu görebiliriz. Bunun anlamı teknoloji benimsenme hızının giderek arttığıdır. Amerikan evlerine elektriğin girmesi 50 seneden uzun sürmesine karşın, bu süre bilgisayar için yaklaşık 10 yıl.

Kaynak: ourworldindata.com

Öncelikle, bir teknolojinin birim maliyetinin hızlı düşümü ona olan talebin kritik bir eşiği aşması sonrası gerçekleşebiliyor. İçinde bulunduğumuz hızlı çağda, bu kritik eşiği tahmin etmek giderek daha zorlaşıyor. Yıkıcı bir teknolojinin ortaya çıkışı ve yerleşik pazar ve ürünleri geçersiz kılması an meselesi. Bu süreci hızlandıran 3 ana unsur var: Teknoloji maliyetinin düşümü, ürün inovasyonu ve yeni iş modelleri.

Bu kadar hızlı benimsenmenin ardındaki ana itici güç ne diye bakacak olursak; karşımıza büyük hızla -ekponansiyel- düşen teknoloji maliyetleri çıkıyor. İnovasyonla az çok ilgiliyseniz, Moore Kanununu da duymuşsunuzdur. Gordon Moore tarafından ortaya konan Moore Kanunu, basitçe, yirmibirinci yüzyıl teknolojilerinin bel kemiği mikroişlemcilerin işlem kapasitelerinin yaklaşık her 2 yılda bir 2 katına çıkarken maliyetlerinin de yarıya düşeceğini söyler. Moore kanunu birim işlem maliyetinin her yıl yaklaşık %41,4 düşeceğini öngörür.

Kaynak: Wikipedia

Bu haliyle, bu güne kadarki en başarılı teknolojik öngörü kanunu olagelen Moore Kanunu, tahmin edebileceğiniz gibi yalnız değil. Örneğin, veri depolama maliyetlerini modelleyen Kryder Kanunu, bit başına depolama maliyetinin ($/bit) her 18 ayda %50 düşeceğini öngörür. Benzer şekilde Handy Kanunu, dijital görüntülemede her dolar başına görüntülenebilen piksel sayısının (piksel/dolar) her yıl %58 artacağını öngörür. Öte yandan, ağ kapasitesi yani bit başına veri iletim maliyeti ($/bit) her 9 ayda %50 azalmaktadır. Buna bir de her yıl %20 düşen kWh başına lityum iyon pil maliyetini de ekleyebiliriz.

Bütün bunları neden anlattığımı merak edenleriniz olmuştur. Alt alta yazalım: işlemci hızı, dijital görüntüleme, veri depolama, internet erişimi ve pil. Size bir şey hatırlattı mı? Evet; tabii ki akıllı telefon!

2007 yılında, dokunmatik ekran ve sensörlerin de eklenmesiyle, yukarıda saydığım 5 teknolojinin birim maliyetleri öyle seviyelere düştü ki Apple iPhone’u erişilebilir bir maliyetle piyasaya sürebilmeyi başardı. 2006 yılında bunu yapamayabilirdi. İşte, birden fazla yeni teknolojinin maliyetinin, belli bir dönemde hızla düşerek, daha önce hayal bile edilemeyen şeyleri mümkün kılmasına, dahası bunun kestirilebilmesine,  “teknoloji yakınsaması” deniyor.

Önümüzdeki yakın dönemde, müthiş bir hızla dünyayı değiştirecek yeni bir akım gözümüzün önünde gelişiyor. Bu değişim de bir dizi başka teknolojinin yakınsaması ile gerçekleşecek. Sonraki yazım 2021’de dünyamızı iyiden iyiye etkilemeye başlayacak bu büyük değişimle ilgili olacak.

 

0
Share / Paylaş